Sitemizdeki tüm bilgiler günlük hayatta kullanılabilecek düzeyde yüzeysel ve pratik, yine aynı konuda derin ve teorik olarak sizlere sunuluyor. Sizden beklenilen, bilgi dağarcığınızda bunların bir sentezini oluşturarak hayatınıza uyarlamanızdır.
İnsan vücudunun %63′ü su, %22′si protein, %13′ü yağ ve %2′si de mineralden oluşur. Vücudumuzdaki her bir molekül yediğimiz yiyeceklerden ve içtiğimiz sudan meydana gelir. Yüksek kalitede ve doğru seçimlerle yenilen yemekler bizi sağlıklı kıldığı gibi hastalıklara yakalanmadan bir ömür sürmemizi de sağlar.
Beslenmemizin düzenlenmesinde yasam biçimimiz ve vücudumuzun biyokimyasal gerçekleri ön plana çıkar. Elbette sağlıklı bir yaşamda bireysel durumlarla değişen vitamin mineral miktarları vardır. Ancak doğru beslenme bireyin yasına, cinsiyetine, biyokimyasal yapısına ve sosyal hayatına uygun beslenmedir.
Hayatın İçinden Pratik Sentez Diyeti Besinleri
Sofralarımızda bugün organik ya da İnorganik her türlü yiyeceği bulmak mümkün. Sanki soframız insanlığın binlerce yıllık beslenme tarihi ve sanayi devrinin hızlı ve pratik ürünlerinin iç içe yer aldığı bir süpermarket vitrini. Bir sofra düşünelim ki üzerinde baharatlı ya da soslu her türlü et yemeği olsun. Balık, tavuk, kırmızı et… Çorbalar… Tabaklar dolusu sebzeler… Bezelye, fasulye, enginar, brokoli ve salatalıklar. Tatlılar: Soğuk meşrubatlar, puding, muhallebiler ve kremalı pasta. Sonra içkiler: Şarap ve viskiler, çeşitli likörler, ve aperatifler. Meyve sulan: Elma, portakal, ve şişeler dolusu çeşitli gazlı içecekler. Peynirler, fındık ve cipsler, bisküviler, zeytinler, kanepeler ve büyük bir çikolatalı pasta. Su, ekmek ve patates garnitürlerini de ekleyelim bu iştah açıcı manzaraya. Tabii bu manzaranın iştah açıcı olmasının tek nedenini unutmayalım: Ac olmak! Yemeklerin en saf ve masum oldukları şekilleri tüketilmeden önceki pişirmiş ya da çiğ halleridir. Onları birçok sıvı ve sosla birlikte karman çorman bir şekilde bir kabın içinde olduğunu düşündüğümüzde ortaya âdeta bir çöplüğün çıkacağını söyleyebiliriz rahatlıkla. Ve bu çöplüğün midemiz olduğunu düşünürsek o zaman iştah sınırlarımızın ne kadar daraldığını bir düşünün! Buradan sunu çıkarabiliriz: Midemiz ve vücudumuz iradesizliğimizin çöplüğü değildir. Midemizin belli bir hacmi vardır ve ona fazla yüklenmemek gerekir. Yerinde ve kontrollü bir beslenme alışkanlığına olmak gerekir. Midemizin fazla çalışması onun rahatsız bir şekilde çalkalanmasına ve fazla çalışmasına yol acar ki bu da mide asitlerini zorlar ve fazla salgılanmasına yol açarak dengemizi bozar. Bütün mineral ve vitaminleri dahil edecek şekilde çeşitli ve ölçülü yemek her zaman için sağlığın gerçek anahtarıdır.
Enerjimiz Nereden Geiiyor?
Enerjimizi yediğimiz yiyeceklerden sağlıyoruz. Bu enerji, yaygın birimiyle kalori cinsinden ölçülmektedir. Enerji harcadığınız zaman kalori yakmış olursunuz ve yediğinizde de enerji kazanırsınız. Ne kadar enerjiye ihtiyaç duyduğunuz yaş, aktiflik dereceniz ve mevsimlere bağlı olarak değişir. Fakat herkes için geçerli olan kural, eğer harcadığınız enerjiden daha fazlasını alıyorsanız vücudunuzun bunu yağ olarak depoladığıdır. Fakat bu depo sınırsız değildir ve eğer asın beslenirseniz, vücudunuzu cok yorarsınız ve sonunda sindirim sisteminiz Çökebilir. Vücuttaki her hücre ATP (adenozin trifosfat) adı verilen enerji molekülleri içerir. Bu moleküller gerekli yerlere (hareket etmek için kaslara, düşünmek için beyne, sindirim için bağırsak sistemine vs.) enerji sağlama! amacıyla vücut içinde serbestçe dolaşabilirler. İşleyiş sistemi tam olarak bilinmemekle beraber, enerjinin bütün vücutta dolaşabildiği ve herhangi bir anda daha cok ihtiyaç duyulduğu bir bölgede yoğunlaştığı bilinmektedir. Enerji harcamak, sadece fiziksel hareketle gerçekleşmez. Düşünürken de enerji harcarız ve hatta sindirim sistemi daha çok pasif olarak değerlendirilse bile fiziksel hareketten daha fazla enerji tüketebilir.
Yivocei KMİmizm İçindekiler Vücudumuzun altı cesit besine İhtiyacı vardır. Üc ana yapı taşımız protein, karbonhidrat ve yağlardır. İkisi vücuttaki enzimleri ve kimyasal reaksiyonları teşvik eden vitamin ve minerallerdir. Son cesit ise liflerdir.
Bir insanın %25 oranında karbonhidrat, aktiviteye bağlı olarak %10-15 oranında protein, %25 oranında yağ, çeşitli mineral, vitamin ve bolca sıvıya (en azından günde 2 litre ya da 6-8 büyük bardak su) ihtiyacı vardır.